Bakanlar gazilere koşmalı
Türkiye çok hassas bir süreçten geçiyor.
Vatanını milletini seven her Türk vatandaşı son derece sağduyulu olmalı.
Gündemdeki “çözüm düzenlemesi” gibi konular üzerine elbette samimi düşüncelerimizi, kaygılarımızı dile getirebiliriz. Getirmeliyiz de.
Ama bunu yaparken bin düşünüp, bir konuşmalıyız.
Devlet-millet düşmanı, Türkiye karşıtı şer odaklarının provokasyon için ellerini ovuşturarak beklediklerini aklımızdan çıkarmamalıyız.
Bunlara “malzeme” vermemeliyiz.
Hal böyleyken…
37 gündür Kızılay’da “hak talebiyle” oturma eylemi yapan gazilerimize karşı devlet olarak kötü bir sınav veriyoruz.
“Dağıtılmaları” ve sonrasında ortaya çıkan görüntüler hiç hoş olmadı.
Gazilerimiz; canımız ciğerimiz…
Yanlarına gidilip dinlenilmeliydi, makamlarda ağırlanıp konuşulmalıydı.
Talep ne, ne kadarı nasıl yerine getirilebilir istişare edilmeliydi. Ve eylemin kucaklaşmayla son bulması sağlanmalıydı.
Böyle yapılmayınca… Provokasyonculara bol miktarda “malzeme” çıktı ortaya.
Sabahın 5’inde gazilerin polis müdahalesiyle dağıtılmak istenmesi…
O esnada kimi polislerin göz yaşlarına hakim olamadıklarına dair görüntüler…
Gazilerin protezlerinin çöp poşetlerine konulduğuna dair fotoğraflar…
Muhalefet partilerinden bazı siyasilerin gazileri ziyaret edip, olayı çözüm süreciyle kıyaslaması...
Malum odaklara malzeme üstüne malzeme…
Mesele bu noktaya gelmemeliydi.
Çağrımdır:
Milli Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanı daha fazla gecikmemeli.
Hemen gazilerimize koşmalı! Kucaklaşıp, onları dinlemeli. Yapılabilecek ne varsa yapmalı. Velhasıl gönüllerini almalı. İş tatlıya bağlanmalı ki, şer odaklarının hevesleri kursaklarında kalsın.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.