Göknur Çekinmez

Göknur Çekinmez

Güneş Ve Ay Tutulmaları

Güneş Ve Ay Tutulmaları

Güneş’in ısı ve ışığı, doğrudan incelemeye imkan vermeyecek kadar fazladır. Tam güneş tutulması sırasında Güneş’in tamamı Ay tarafından birkaç dakika için örtüldüğünden bu sırada yapılacak gözlemlerle Güneş’in dış atmosfer tabakaları, özellikle de koronasının yapısıyla ilgili bilgiler elde etmek mümkündür. Güneş yüzeyinde oluşan patlamalarda (flare) tam tutulma anında daha iyi gözlemlenebilmektedir. Bu nedenle tutulma anı gözlemleri Güneş’in yapısıyla ilgili daha ayrıntılı bilgiler vermektedir.

Tam ay tutulması sırasında Ay, tamamen gözden kaybolmaz. Bunun yerine çok koyu bir kırmızı renk alır. Bunun nedeni, Güneş ışınlarının yerküre atmosferinde kırılarak Ay’a ulaşmasıdır. En büyük kırılma mavi ışıkta olur. Bu nedenle Ay yüzeyine daha çok uzun dalga boylarındaki (kırmızı) ışık ulaşır. Dünya bir atmosfere sahip omasaydı, ay tutulması sırasında Ay hemen hemen hiç görülmezdi. Ay tutulması sırasında yapılan gözlemlerden Ay’ın ısı haritası çıkarılarak yüzeyindeki maddenin niteliği belirlenebilmektedir. Tam ay tutulması sırasında Ay yüzeyinin bir miktar aydınlanmasının nedeni Dünya’nın Güneş ışınlarını eğmesidir.

Güneş bir ışık kaynağı, Yer ve Ay iki kara cisimdir. Güneş ışınları, Yer ve Ay kürelerinin bir yanını aydınlatırken diğer yanlarında gölge konilerini oluşturur. Ay’ın Yer’e ilişkin gölge konisine girmesi “Ay Tutulması” ve Ay’a ilişkin gölge konisinin Yer üzerine gelmesi de “Güneş Tutulması” olayını oluşturur. O halde bu iki olay hareketli iki cisme ilişkin bir uzay geometri sorunudur. Ancak Güneş düğümler çizgisine geldiğinde Ay da bu çizgi üzerine gelirse o zaman Yer-Ay-Güneş üçlüsü aynı düzlemde bulunur ve böylece gölgelerden biri öteki üzerine düşebilir.

Onun için tutulmaları mümkün kılan Yer yörüngesi düzlemine “Tutulma düzlemi” veya “Tutulum düzlemi” (Ekliptik) denir. 1919 yılında tam Güneş tutulması olduğunda Güney Afrika bu tam Güneş tutulmasının en iyi gözlendiği yerdi. İngiliz Sir A. Eddington bir gözlem ekibiyle birlikte Güney Afrika’ya gitti. Tam tutulma sırasında Güneş’in arkasında kalan yıldızlardan gelen ışığın sapmaya uğradığını buldular. Böylece bu tutulma gözlemi ile ışığın uzayda bir doğru boyunca değil bir eğri boyunca gittiğini ispatladılar. Yani Einstein’in Görelilik kuramını gözlemsel olarak doğrulanmış oldu. Tutulmalar sadece güneş ve ay ile sınırlı değildir. Uzaydaki gezegenler arasında yada yıldızlarda da olabilir. Sadece gözlemcinin bulunduğu konum önemlidir. Gezegenler yada yıldızlar arasındaki tutulmalar incelediğinde uzun bir süre içinde kepler yasalarından onların uzaklığı yada ağırlıkları bulunur. Güneş Tutulması ile diğer Yeniay ve Dolunay evreleri arasında kütleçekimsel kuvvet olarak fark yoktur. Güneş tutulmasının 7 gün öncesi ve sonrasında bu toplam etki en az olur. Güneş Tutulmalarının depremleri tetiklediğinden söz edilemez.

Güneş Tutulmaları ile deprem oluş tarihleri arasında istatistik açıdan bir ilişki bulunamamıştır. Güneş tutulmalarının hemen öncesi ve sonrasında olan depremlerin sayısı tüm depremlerin yüzde biri oranındadır. Günde en az 5-6 büyüklüğünde 3-4 deprem olmaktadır. Bir yılda 2-5 arası gerçekleşen Güneş Tutulması ve diğer Yeniay evrelerinde de depremler zaten olmaktadır. Depremlerin ne zaman olacağı önceden tahmin bile edilemediği halde Güneş tutulmalarının meydana geliş zamanları büyük hassasiyetle önceden hesaplanabilmekte
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR